AHLÂK UTANMAYI BİLMEKTİR

1970’li yıllar, Avanos. Yazın ilk günleri. Evin önünde bir kamyonet duruyor. Kayseri’den yüz çuval şeker gelmiş. Kitap okuduğum kovuğumdan çıkıp çuvalların taşınmasını seyrediyorum. Gazoz şişelerine, şeker çuvallarına, benim ders notlarına, fırından yeni çıkan bazlamaya, bahçeden kopardığı domatese bile dualar okuyan annem yine iş başında, dudakları sürekli kıpırdıyor.

“Bu yaz çok gazoz satılacak inşallah.”

Çuvallar taşındı, kamyonet gitti. Tüm aile içimiz rahatlamış halde sofraya oturduk. Philips radyoda ajans zamanı. Spikerin okuduğu haberlerin içinden bir ara “şekere zam” haberini duyduk. Büyük abim sevinçle “Oh!” dedi., “Tam zamanında almışız şekeri.”

Ertesi gün, babam erkenden kalkmış, evin önündeki camekanda annemle konuşurken gördüm. Canının sıkıldığı zamanlarda yaptığı gibi mendilini sebepsizce katlayıp duruyordu. Az sonra da kalktı gitti zaten.

Annem camekândan salona geçerken kendi kendine mırıldanıyordu: “Deli bu herif anam, sabaha kadar uyumamış!”

Bir saat sonra geldi babam. Rahatlamış, yüzü gülüyor. Maliyeye gidip ihbar etmiş kendini. “Dün yüz çuval şeker aldım, aslında bugün alacaktım. Zamlı almam lazımken ucuza aldım. Farkını ödemek istiyorum.”

Çocuk aklımla bile anlamıştım, babamın aslında maliyeden değil “utanmaktan” korktuğunu.

* * *

– Yaptıklarından utanmıyor musun? dedi Tanrı…

-Çok utanıyorum, dedi adam…

Tanrı: Utanıyorsan sorun yok, çıkabilirsin…

Adam şaşkınlıkla: Cehennem dedikleri bu kadar mı?

Tanrı: Utanmayı biliyorsan, bu kadar…

* * *

Utanmayı bilmek.. Utanmaktan korkmak..Bunlar ne değerli meziyetlerdir…

Leave your vote

Diğer
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Torumlar

Giriş

Şifremi Unuttum

Şifremi Unuttum

Hesap verilerinizi girin, size şifrenizi sıfırlamanız için bir bağlantı göndereceğiz.

Şifre sıfırlama bağlantınız geçersiz veya süresi dolmuş görünüyor.

Giriş

Privacy Policy

Koleksiyon Ekle

Koleksiyon Bulunamadı

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.