in

Deyimler ve Anlamları

Deyim: Acından ölmek.
Deyim ve anlamı: Çok acıkmak.

Deyim: Aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek.
Deyim ve anlamı: Sağladığı yararın, verdiği zararı karşılamaması.

Deyim: Başının etini yemek.
Deyim ve anlamı: Karşısındakini bezdirinceye, bıktırıncaya kadar sürekli konuşmak veya söylenmek.

Deyim: Burnunu sürtülmek.
Deyim ve anlamı: Sıkıntı çektikten sonra daha önce beğenmediği bir durumu kabul etmek, gururundan vazgeçmek.

Deyim: Cart curt etmek.
Deyim ve anlamı: Göz korkutmak veya övünmek amacıyla abartılı konuşmak.

Deyim: Cevabı yapıştırmak.
Deyim ve anlamı: Kesin, ters ve karşısındakinin beklemediği bir karşılık vermek.

Deyim: Çalım satmak.
Deyim ve anlamı: Kurulup büyüklük taslamak.

Deyim: Çarkına okumak.
Deyim ve anlamı: Birine büyük kötülük yapmak veya işini bozarak zarar vermek.

Deyim: Dalga geçmek.
Deyim ve anlamı: Üzerinde durulması gereken işle ilgilenmeyerek başka şeyler düşünmek veya yapmak; eğlenmek, alay etmek.

Deyim: Dara gelmek.
Deyim ve anlamı: Aceleye gelmek, mecbur olmak.

Deyim: Eceline susamak.
Deyim ve anlamı: Ölmek istermiş gibi tehlikeli işlere girişmek.

Deyim: Eline su dökemez.
Deyim ve anlamı: Değerce ondan çok geride anlamında kullanılan bir söz.

Deyim: Faka basmak.
Deyim ve anlamı: Tuzağa düşmek, aldatılmak.

Deyim: Fitil olmak.
Deyim ve anlamı: Çok kızmak.

Deyim: Gece gündüz dememek.
Deyim ve anlamı: Vaktin uygun olup olmadığında bakmamak, vakit seçememek; bir işi sürekli olarak, ara vermeksizin yapmak.

Deyim: Güler misin, ağlar mısın.
Deyim ve anlamı: Hem gülünecek hem üzülecek nitelikteki şaşırtıcı olaylar karşısında söylenen bir söz.

Deyim: Hali vakti yerinde.
Deyim ve anlamı: Paraca durumu iy, zengin.

Deyim: Hoşbeş etmek.
Deyim ve anlamı: Sohbet etmek.

Deyim: Icığını cıcığını çıkarmak,
Deyim ve anlamı: İncelenmemiş, elden geçirilmemiş hiçbir yerini bırakmamak, en küçük ayrıntısına kadar incelemek, didik didik etmek.

Deyim: Iska geçilmek.
Deyim ve anlamı: Gözden kaçırılmak, atlanmak, değeri ve önemi anlaşılmaması.

Deyim: İcabına bakmak.
Deyim ve anlamı: Gereğini yerine getirmek; bir şeyi yok etmek,ortadan kaldırmak.

Deyim: İfrit olmak.
Deyim ve anlamı: Çok öfkelenmek, çok kızmak.

Deyim: Kafası kazan gibi olmak.
Deyim ve anlamı: Başında çok ağrı uğultulu bir sersemlik olmak.

Deyim: Köşe kapmaca oynamak.
Deyim ve anlamı: Aynı anda karşılıklı birbirini görmeye gidip yerinde bulamamak, arayıp bulamamak.

Deyim: Laf taşımak.
Deyim ve anlamı: Dedikodu ederek, laf götürüp getirmek.

Deyim: Madalyonun ters tarafı.
Deyim ve anlamı: Olumlu bir iş, bir durum veya bir olayın düşünülmesi işin hesaba katılması gereken olumsuz yönü anlamında kullanılan bir söz.

Deyim: Meydan okumak.
Deyim ve anlamı: Korkmadığını, çekinmediğini açıkça bildirmek, kavga veya yarışmaya çağırmak.

Deyim: Nur inmek.
Deyim ve anlamı: Gökten ilahi ışık yağması.

Deyim: Olmayacak duaya âmin demek.
Deyim ve anlamı: Gerçekleşmeyecek, sonuç vermeyecek işlerle uğraşmak.

Deyim: Ortadan kaybolmak.
Deyim ve anlamı: Nereye gittiği bilinmemek, kimseye sezdirmeden gitmek.

Deyim: Ölçüyü kaçırmak.
Deyim ve anlamı: Yiyip içmekle veya davranışlarda aşırı gitmek.

Deyim: Pabuç eskitmek.
Deyim ve anlamı: Bir iş için bir yere çok gidip gelmek, işi takip etmek.

Deyim: Ruh kazandırmak.
Deyim ve anlamı: Herhangi bir yeri veya şeyi canlı, hareketli, neşeli bir duruma getirmek.

Deyim: Rüyasında görse hayra yormamak.
Deyim ve anlamı: Hatır ve hayalinden geçirmemek, olacağına inanmamak.

Deyim: Saç ağartmak.
Deyim ve anlamı: O işte uzun zaman çalışmış, emek vermiş olmak.

Deyim: Sakız gibi.
Deyim ve anlamı: Ayrılmak bilmez, yapışkan.

Deyim: Sol tarafından kalkmak.
Deyim ve anlamı: Aksiliği, huysuzluğu, tersizliği üzeride olmak; işleri ters gitmek, iyi gününde olmamak.

Deyim: Şafak sökmek.
Deyim ve anlamı: Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak.

Deyim: Şeytanın bacağını kırmak.
Deyim ve anlamı: Herhangi bir sebeple yapılmayan bir işe, başlamak veya gidilmeyen bir yere girmek; uğursuzluğu, şanssızlığı, aksiliği yenmek.

Deyim: Taşı sıksa suyunu çıkarmak.
Deyim ve anlamı: Birinin vücutça çok güçlü olduğunu belirtmek için söylenen söz.

Deyim: Tedavülden kalkmak.
Deyim ve anlamı:  Bir paranın, bir uygulamanın, bir geleneğin geçerliliğini yitirmesi.

 Deyim: Usta elinden çıkmak.
Deyim ve anlamı: İşinin ehli olan bir kimse tarafından yapılmak.

Deyim: Uzatmaları oynamak.
Deyim ve anlamı: Bir görevde son zamanlarını yaşamak; oyunda uzatma dakikalarını oynamak.

Deyim: Üstüne yürümek.
Deyim ve anlamı: Korkutmak, yıldırmak, amacıyla saldıracakmış gibi yapmak.

Deyim: Velveleye vermek.
Deyim ve anlamı: Gereksiz telaşa heyecana düşürmek.

Deyim: Yan bakmak.
Deyim ve anlamı: Beğenmeyerek veya düşmanca bakmak; kötü niyet beslemek.

Deyim: Yangına körükle gitmek.
Deyim ve anlamı: Gerginliği, uzlaşmazlığı artıracak biçime davranmak.

Deyim: Zeytinyağı gibi üste çıkmak.
Deyim ve anlamı: Bir konuda haksız olduğunu kabul etmemek, ustalıkla kendini haklı çıkarmaya çalışmak.

Bu içerik üyemiz tarafından oluşturulmuştur. Kendi İçeriğini Ekle!

Rapor Et

Savunucu

izzet Tarafından Yazıldı

Video Ekleyiciİmaj OluşturucuListe OluşturucuYılların Üyesiİçerik OluşturucuOy Bağımlısı

Yorumlar

Yorumlara Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Torumlar

Loading…

0

Bu İçeriğe Oy Ver

Başka Hareket Öğret

Hayatın Kıymetini Bilin