in

KEÇİ GERÇEĞİ

Şimdi sorsam keçi ormana zarar verir mi diye, sanırım herkes evet der. Peki kaçınız şu anda pahalı et yememizin sebebinin bu yalan olduğunu biliyor…

Tüm yıl boyunca aynı bölgede, doğal çevrenin kaldıramayacağı kadar çok keçi yapılırsa tabii ki zararı olur. Bu tüm çiftlik hayvanları için geçerlidir…

Keçiler aslında ormanlar için kilit öneme sahiptir. Keçiler ormanların bahçıvanlarıdır. Orman tabanındaki dalları budarlar ve ormanın aşırı sık olmasını engellerler…

Bu sayede orman altının hava ve ışık almasını sağlarlar. Bu nedenle orman tabanında diğer pek çok bitki için yer açılır ve doğal çevre zenginleşir…

Orman içlerinde sürekli geçtikleri yerlerde kuru otları ve yaprakları parçalayarak orman yangınlarının yayılmasına engel olmakta fayda sağlarlar…

Yine eğimli yerlerde patikalar açıp, yamaçları teraslarlar. Buda erozyona karşı fayda sağlar…

Bu gün Orman bakanlığı yangın yolları, ormanın budanması ve seyreltilmesi için önemli bir masraf yapmaktadır. Oysa keçiler bunları bedava yaptığı gibi insanlara da geçim kaynağı olmaktaydı. Sadece insanlara değil…

Dağda bayırda kalıp giden hayvanlar yırtıcıların, gübreleri böceklerin, böceklerde kertenkele ve kuşların geçim kaynağı idi.

Üstelik orman bakanlığının yaptığı budamalarda ağaç dalları orman tabanında bırakılmakta ve buda yangına davetiye çıkarmaktadır.

Yine keçiler en çok doğaya dayalı beslenen hayvandır. Buda üretim maliyetlerini en aşağı çeker…

Üstelik Gdo’ lu ve zararlı katkı maddeleri içeren fabrikasyon yemleri az yada hiç yemedikleri için etleri ve sütleri insanlar için besinden öte şifadır…

Hiç Torosların zirvelerindeki yaylalarda dolaşma imkanı olmayan şehirliler, Keçi yetiştiren Yörüklerden alacakları keçi peyniri ile o yaylalarda yetişen onlarca çeşit bitkinin şifasına ulaşabilirler.

Tabii bulabilirlerse !..

Eskiden keçi üretimi yüksekti. Özellikle sucuk üretiminin büyük kısmı damızlık vasfını yitirmiş keçilerden yapılırdı.

Sucuğun iyisi keçiden olur. İşte bizi sömürmek isteyen Firavunlar küçükbaş üretimini yok etmeye karar verdi…

İlk olarak keçiyi hedef aldılar. Emirleri altındaki tüm stk ve medya ile keçiye bir saldırı başlattılar…

Keçiyi Orman ve ağaç düşmanı ilan ettiler. Hain siyasetçiler meclisten gerekli kanunları çıkardılar. Keçi yasaklandı…

Direnen üreticilere büyük cezalar verildi. Piyasa şartları üretici aleyhine düzenlendi. İthalat baskısı ve yaşam pahalılığına yeni zorluklar eklendi…

Üretici, üretimden çekilmeye mecbur bırakıldı. Keçi yem maliyeti Düşük olduğu için et para etmese de üretilebiliyordu ama koyun öyle değildi…

Koyunculuğu bitirmek için fazla uğraşmalarına gerek kalmadı.

Üreticiyi ithalata ve yüksek maliyet fiyatlarına ezdirdiler. Sürekli yerli ırklar kötülendi. Yabancı ırklar son kalan üreticilere dayatıldı…

Artık mevcut hayvan varlığı Firavunların sattığı gdo’lu yemleri yemeden olmayan yüksek maliyetli hayvanlardı…

Operasyon tamamlanmış, Tarihin başından beri çoban olan Türkler artık kendi etini üretemez, sağlıklı beslenemez hale gelmişti.

Sağlıkları daha da bozulmalıydı. Özellikle Avrupa’nın çöp etleri için pazar haline geldik…

Bir zamanlar dünyanın en kaliteli etini  üreten Türk’ler artık dünyanın en kalitesiz etlerini yiyorlar…

Gdo’ lu yemlerle beslenen hayvanların zararlı ürünlerini tüketiyor. Önümüzdeki yıllarda şehir hastaneleri kronik rahatsızlıkları olan hastalar ile dolacak…

Firavunların ürettiği ilaçları devamlı kullanmak zorunda kalacağız. Paramızın büyük kısmı ilaca gidecek…

Herkesin dikkatini çekmiştir, toplumda kısırlık çok arttı. Önümüzdeki on yıl içinde kısırlık çok önemli bir sorunumuz olacak…

Gdo’ lu yem yiyen ineklerin bile kısırlığı artıyor !!! Şeker hastası olan ve kalp krizinden ölen inekler var…

Gerisini siz hesap edin…

Bu içerik üyemiz tarafından oluşturulmuştur. Kendi İçeriğini Ekle!

Rapor Et

İştirakçi

hizli gonzales Tarafından Yazıldı

Video EkleyiciListe OluşturucuGaleri Oluşturucuİçerik OluşturucuAnket OluşturucuYılların Üyesi

Yorumlar

Yorumlara Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Torumlar

Loading…

0

Bu İçeriğe Oy Ver

Merhaba… Ben Kapitalizm!

Neme Lazım