in

Nova Etkisi Nedir? (Kötü Şansa Şükretmek?)

Biz insanlar önceden aldığımız bir kararı sürdüremediğimizde ya da herhangi bir konuda karar veremediğimizde kötü hissediyor ve pişman oluyoruz çünkü sonuçların her zaman beklediğimiz gibi olacağını düşünüyoruz. Fakat bizlerin çoğunlukla göremediği bir şey var ki o da hikayenin diğer tarafı. Kendimizi ve davranışlarımızı hikayenin yalnızca görebildiğimiz tarafına bakarak yargılıyoruz. Peki hayatta her şey gerçekten bizim düşündüğümüz veya tahmin ettiğimiz gibi mi ilerliyor, örneğin, başta ufacık ve değersiz gördüğümüz şeyler birer kelebek etkisi yaratabilme potansiyeline sahip değil mi? Olmasını asla dilemediğimiz şeylerin sonuçları gerçekten her zaman kötü mü sonuçlanıyor? Büyüklerimiz ‘Her şerde bir hayır vardır’ derken neyi kastediyor veya bu durumun tam tersi de mümkün mü? Bu sorulara verilebilecek en alternatif ve etkili cevap nova etkisi olacaktır. Peki nedir bu nova etkisi?

Nova Etkisi Nedir?

 Nova etkisi, herhangi bir olgu veya olay tamamen sonuçlanmayana kadar olay veya olguların sonucunun iyi veya kötü bir şekilde sonlanacağını tahmin edebilmenin, yahut sonucu kestirmenin imkansız olduğunu savunan Alan Watts’ın felsefesine oldukça benziyor. Alan Watts’ın değimiyle ‘Belki de doğanın tüm süreci, muazzam karmaşıklığın entegre bir sürecidir ve içinde olan herhangi bir şeyin iyi mi kötü mü olduğunu söylemek gerçekten imkansızdır çünkü talihsizliğin sonucunun ne olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceğimiz gibi iyi şansın da sonucunun ne olacağını da asla bilemeyiz.’

Nova etkisi, bir açıdan da bizim kültürümüzdeki ‘Her şer de bir hayır vardır’ savıyla benzer bir mantaliteye sahiptir. Tabi bu atasözünden farklı olarak nova etkisi bizlere bunun tam tersinin de mümkün olabileceğini söylüyor yani sözüm ona ‘hayır’ olarak gördüğümüz durumlar da aslında sonlandığında kötü bir sonuç doğurabilir, diyor.

Nova etkisinin değindiği bir başka nokta da: İlk başta bakıldığında küçük ve belki de önemsiz görülen her ilk adım, olay veya olgu aslında bir domino etkisi yaratma potansiyeline sahiptir. Bu durumu psikoloji bilimindeki kelebek etkisi başlığına benzetebiliriz.

Nova etkisini tam olarak anlaşılabilmesi için anlatılan çok klasik bir hikaye vardır. Bu hikayeden bahsetmeden bu konunun noktalanması doğru olmayacaktır diye düşünüyoruz. Bu hikayenin videolu anlatımına Youtube’daki Pursuit of Wonder kanalından ulaşabilirsiniz.

Nova Etkisi Örneği

Nova etkisi hikayesi, bir köpeğin küçük bir eyleminin kademeli bir şekilde beklenmedik bir sonuca yol açmasına dayanır. Hikayeye göre köpeğin bir tavşanı takip etmesi, sahibinin hastanelik olmasına sebep oluyor.

Bir akşamüstü Eric köpeği Nova’yı parkta  yürüyüşe çıkarıyor. Yürüyüş esnasında çalılıkların arasından aniden bir tavşan beliriyor ve Nova da diğer bütün köpeklerin yapacağı tepkiyi verip tavşanı kovalamaya başlıyor. Eric ise Nova’nın bu ani tepkisi karşısında bir anlık dalgınlıkla da beraber Nova’nın bağlı olduğu tasmayı elinden kaçırıyor.

Eric, Nova’ya yetişemeyeceğini bildiği halde peşinden koşmaya başlıyor. Bir süre sonra tavşan tekrar çalılıkların arasına dalıp gözden kayboluyor. Bu sırada Nova hem tavşanı hem de sahibinin izini kaybediyor. Eric de Nova’nın nerde olduğuna dair en ufak bir ipucuna sahip değil. Bütün geceyi Nova’yı aramakla geçiren Eric, bir noktadan sonra Nova’yı kaybettiğini kabulleniyor ve tamamen mahvolmuş bir şekilde ne kadar şansız olduğunu, tavşanın çok zamansız bir şekilde ortaya çıktığını düşünerek birkaç gün daha köpeğini kendisi aramaya devam ediyor.

Bir süre sonra sadece kendi aramaktan vazgeçip arama timlerine haber veriyor ve dışarıya kaybolan köpeği hakkında ilanlar asıyor. Ne arama timinden ne de ilanlardan bir ses gelmeyince Eric bir haftanın sonunda artık umuduna giderek kaybetmeye başlıyor. Tam Eric umudunu kaybetmişken bir gün kapı zili çalınıyor, karşısında bir kız ve yanında da tasmasıyla birlikte Nova duruyor. Eric de Nova da çok seviniyor. Bu sırada Nova’yı getiren kadın kendisini Vanessa olarak tanıtıyor, Eric de Vanessa’ya teşekkür etmek için bir kahve içmeyi teklif ediyor. Vannesa bu teklifi kabul ediyor. Eric, Vanessa’yla zaman geçirmeye başladıkça ona karşı bir şeyler hissetmeye başlıyor, Vanessa tam olarak Eric’in hayalindeki kızdı; komik, sevecen ve çok zekiydi. Bu ikili daha sık görüşmeye ve birbirlerinden hoşlanmaya başlıyor, sonuç olarak da birlikte olmaya karar veriyorlar. Eric ise köpeği kaybolduğu için ne kadar şanslı olduğunu ve eğer köpeği kaybolmasaydı hayatının aşkı olan Vanessa’yı asla bulamayacağını düşünmeye başlıyor.

Günlerden bir gün Vanessa, Eric’in kendisini iş çıkışında arabasıyla almasını istiyor, Eric de kabul edip iş çıkış saatinde Vannessa’yı almak için yola koyuluyor. Yolda hiç olmayacak bir yerde ‘zamansız’ bir şekilde karşısına bir tır çıkıyor ve Eric feci bir trafik kazası geçiriyor. Birkaç gün sonra bilinci yerine geldiği zaman Eric kendini hastanede buluyor, tam o sırada; iyi şansın ve kötü kaderin nasıl da aynı zamanda kurbanı olduğunu düşünmeye başlıyor. Önceden ‘kötü şansın’ sefasını sürerken şimdi sefasını sürdüğü şey onun felaketi olmuştu. Eğer o gün çalılıkların arasından aniden bir tavşan çıkmasaydı bugün bunlar başına gelmeyecekti.

Doktor Eric’in bilincinin yerine geldiğini anlayınca, onu kontrol edip konuşmaya başlıyor: ‘Sana bir iyi bir de kötü haberim var, hangisini ilk önce duymak istersin?’ Eric ilk önce kötü haberi duymak istiyor. Doktor: ‘Beyninde bir ur bulduk.’ deyince Eric afallamış bir şekilde yataktan doğruluyor ve iyi haberin ne olduğunu soruyor doktora. Doktor: ‘Beyninde bir ur bulduk.’ diye tekrar ediyor. Eric’in kafası iyice karışıyor, doktor durumu anlayınca şu şekilde devam ediyor: Evet yanlış duymadın iyi haber de kötü haber de aynı, kazadan sonra beynin de bir anormallik oluşmuş mu diye kontrol etmek istedik, çok şanslısın ki kazadan hiç hasar almadan kurtuldun fakat beyin scan sonuçlarını incelediğimizde gördük ki normal şartlar altında ancak çok ilerlediğinde hatta son raddeye geldiğinde fark ettiğimiz bir tümörün henüz ilk aşamasındasın. Eric tüm bu duydukları karşısında şaşkına dönüyor.

Doktor Eric’in elini tutup ‘Eric bu kaza senin hayatını kurtardı’ deyince Eric artık her şeyin farkına varmaya başlıyor, olaylar ve olgular sadece göründükleri yönlerden ibaret değiller. Yaşadığımız her şey kolayca tahmin edemeyeceğimiz başka bir boyutla hayatımıza giriyor. Evet bazen geçirdiğimiz bir trafik kazasına şükredecek konuma gelebiliyoruz ve biz buna ‘hayat’ diyoruz.

Bu içerik üyemiz tarafından oluşturulmuştur. Kendi İçeriğini Ekle!

Rapor Et

Katılımcı

Ceyda Kaya Tarafından Yazıldı

Liste Oluşturucuİçerik OluşturucuAnket OluşturucuGaleri Oluşturucu

Yorumlar

Yorumlara Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Torumlar

Loading…

0

Bu İçeriğe Oy Ver

Kasadaki Çek Hikayesi

Rüyalarla İlgili Bilinmeyen 7 Bilimsel Gerçek