Vefasız Ev Hikayesi

Bir adam kulübesinde oturuyordu. Kulübesi eski olduğu için, kulübenin duvarlarından sık sık parçalar dökülüyordu. Adam her düşen parçanın yerine bir avuç çamur alıp, dökülen yere yapıştırıyordu. Sonunda ev çamur yığını haline geldi ve çöktü.

Adam “Ne vefasız evmiş, yıllardır içinde oturdum da çökeceğini haber bile vermedi” diye söylendi.

Bunun üzerine ev dile gelerek şöyle dedi: “Aslında haber vermek istedim. Ama ne zaman haber vermek için ağzımı açtıysam, ağzımı bir avuç çamurla tıkadın, konuşmama izin vermedin.” Benzeri bir yaklaşımla, ömür binamızın her gün harap olmaya doğru gittiğini söyleyebiliriz.

Aslında ağaran saçlar, dökülen dişler, bükülen beller… Bedenin yıkılmak üzere olduğunun habercisidir. Ama bu sessiz mesajları değerlendiremeyen biri için bunların hiçbiri mana ifade etmez, farkına varmadan ömrünü tüketir, gider.

Dostoyevski, levha yapılıp asılacak kalitede şu muhteşem vecizeyi söyler:

“YENİDEN DÜNYAYA GELSEYDİM, SANİYELERİN NABZINI TUTARDIM”

Leave your vote

-1 puan
Artı Eksi

Diğer
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Torumlar

Giriş

Şifremi Unuttum

Şifremi Unuttum

Hesap verilerinizi girin, size şifrenizi sıfırlamanız için bir bağlantı göndereceğiz.

Şifre sıfırlama bağlantınız geçersiz veya süresi dolmuş görünüyor.

Giriş

Privacy Policy

Koleksiyon Ekle

Koleksiyon Bulunamadı

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.