in

ALAFORTANFONİ!..

Alay komutanı denetimde.

Bir erin önünde durur.

Erin tüfeğini uygun bir şekilde eline alıp silahın üzerindeki bir aksamı göstererek sorar.

“-Bunun adı ne evladım?.”

Yanakları stresten al, al olmuş er, daha soru bitmeden bütün gücü ile haykırarak cevap verir.

“-Alafortanfoni’dir komutanım.”

Deyip çakı gibi selam durur.

Komutan bu hazır cevaplığa ve disipline hayran…

Ama beynini kemiren bir şey var.

Alafortanfoni ne ola ki?

İlk defa duymuştur.

Evine gider. O silah ve teçhizatı ile ilgili ne kadar doküman varsa İngilizcesi ve Türkçesi dahil gözden geçirir.

Okur, okur, inceler, araştırır…ama yok!..

Alafortanfoni diye bir parça yok..

Sabah erkenden eğitim subayını çağırır.

Elinde aynı silah, eğitim subayına silahın o parçasını gösterir.

Bunun adı ne oğlum ? diye sorar.

Eğitim subayı: “- Flash Hider” komutanım der.

“-Oğlum ben de biliyorum ne olduğunu da siz bu çocuklara bu parçayı ne olarak öğretiyorsunuz onu soruyorum.” Der.

“-Biz işlevini de bilsinler ve akıllarında kalsın diye ona

ALEV ÖRTEN HUNİ. Diyoruz komutanım.”

Alafortanfoni !?

İşte bizim günlük hayatımızdan bir kesit.

Rahmetli babamdan dinlediğim nadir askerlik anekdotlarından biri.

Alev örten huni bazen hepimiz için artık alafortanfoni haline geldi.

Mesela ben “hukuk dilinden” hiç anlamam.

Eve bir evrak gelir.

Bir mahkeme kararı mesela.

İlk seferde okuduğumda anlayamam.

Suçlu muyum, suçsuz muyum, kurban mıyım, şahit miyim, bilir kişi miyim?

Bilemem, algılayamam.

Hukuk dili zaten çok ağır.

Müşteki, müşterii, mercii, sabık, sanık, sulh vs, vs..

Bazen ikinci kez okuyunca da anlayamam ve bir hukuk insanına sorarım.

“-Korkma yahu bilir kişisin işte.” Lafını duymadan yüreğim pırpır eder.

İyi de evrağın altında “polis gücü ile getirileceksiniz” diye bir ibare var?

“-Yahu o ilgisiz kalma diye bir uyarı. Vatandaşlık görevini yap diyorlar.”

Oh!..

İşte bu aşamada kendimi sizlerin yerine koyuyorum.

Salgın nedeni ile günlerdir beyinleriniz tıp terminolojisi ile adeta dayak yiyor.

Hiç hak etmediğiniz halde her biriniz tıp insanı olmaya zorlanıyorsunuz.

Saatlerce TV’lerde hekimleri dinliyorsunuz.

İlaç prospektüsleri (açıklayıcı bilgi içeren evrak) okuyorsunuz.

Anlamaya çalışıyorsunuz.

Baş ağrınız için aldığınız ilacın prospektüsünde yan etki olarak “baş ağrısı yapar” yazıyor.

Haydi buyurun buradan yakın!..

Hele bir de bu virüs salgını!..

Virüs diye bir şey yok diyeni de var, bu salgını elektromanyetik dalgalar ile ilişkilendireni de, pandemi, endemi filyasyon, RNA, DNA, reseptör, akseptör, entübe, diptübe derken doğal olarak kafalar karışıyor.

Tıpkı benim mahkeme celbini anlama perişanlığı içindesiniz biliyorum.

Aslında her şey çok basit.

Ayrıntıya girmeyin. Bu sizi stres içerisine sokar, üzer, yanıltır.

Alafortanfoni deyip geçin

Alıntı

Bu içerik üyemiz tarafından oluşturulmuştur. Kendi İçeriğini Ekle!

Rapor Et

İştirakçi

izzet Tarafından Yazıldı

Video Ekleyiciİmaj OluşturucuListe OluşturucuYılların Üyesiİçerik OluşturucuOy Bağımlısı

Yorumlar

Yorumlara Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Torumlar

Loading…

0

Bu İçeriğe Oy Ver

Tablonun Gerçek Değeri

Evin Ruhu